Blogger Ana Sayfa İletişim Adresi Abonelik

20 Aralık 2008 Cumartesi

Gecmis

Gündem bir anda rengarenk gökkuşağı gibi oldu.Kimine göre aydın kimine göre aydın bile olamayacak kişilerin başlatmış olduğu ve sanal ortamda devam eden malum kampanya Özür Diliyoruz her ne olursa olsun istenilen şekilde ses getirdi.
1915'te Osmanlı Ermenileri'nin maruz kaldığı Büyük Felâket'e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor.
Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.


Şimdiden 15 bin kişinin imzası ile bir adım atılmış oldu.İnsanların çekincesi olmasa belki daha fazla kişi destekleyecek ama bir şekilde korku toplumu içinde yaşadığımızdan dolayı insanlar adım atmaya çekiniyor.

İnsanların kişisel olarak bile bir adım atmasına tahamül edilemiyor.Cumhurbaşkanı;
Türkiye’de özgür ve demokratik bir ortam yaşanıyor, canlı bir tartışma var. herkes kendi fikrini beyan etmekte serbesttir.

şeklindeki açıklamaları sonrasında CHP izmir milletvekili Canan Arıtman'ın söylemiş olduğu
Gül’ün bu kampanyayı desteklediği görülüyor. Gül, cumhurun yani Türk milletinin Cumhurbaşkanlığı’nı yapsın, etnik kökenin değil" dedi. Arıtman, Cumhurbaşkanı ile ilgili sözlerini "Gül’ün anne tarafından etnik kökenini araştırın görürsünüz.
bu sözlerden sonra Canan Arıtman için söylenecek söz tek cümle ile "ırkçılık kokan hareket bunlar"

Başbakan bir yandan bu olayı Tarihçiler araştırsın tartışsın diyor diğer yandan bu soykırımı yapanlar imzayı atan kişiler ondan dolayı özür diliyorlar şeklinde bir açıklama yapıyor.Vatan hainliğinden tutun sorosçu olmalarına kadar herşey söyleniyor.Belirli bir düşünce çizgisinin dışına çıkamıyorsun yıllardır.Aykırı fikir söyleyen kişiyi 301 ve benzeri maddelerden yargılıyorsun sümen altı edilen bu konular konuşulmadı tartışılmadı.


Neden şimdi sorusu soruluyor devamlı cevabı basit daha yeni yeni medya çok sesli olmaya başladı internet denilen sanal dünyanın ne kadar etkili bir iletişim aracı olduğu farkına varıldı.


10 sene bilemedin 20 sene daha yüzleşmeni bir şekilde ertelersin ondan sonrası için çok geç kalmış olabilirsin kabul etsende etmesende bir şekilde geçmişinle yüzleşmek zorundasın yapman gereken tarihçilerini ve konuyla alakalı arşivlerdeki gizli belgelerin gün ışığına çıkarmandır.

17 Aralık 2008 Çarşamba

Windows Live Messenger 9


View msn

View Full Album


Msn 9 sürümü yayınlandı bir çok yenilik ile karşımıza çıkıyor.Bu yeniliklerin en başında messenger’ın görünüm olarak değişikliklerin olması baya güzel msn’deki durumunuza göre avatarınızın etrafında o an ki durumunuz ile ilgili renk çerçeveyi kaplıyor.Uygun olduğunuzda yeşil meşgulseniz kırmızı dışardaysanız turuncu ve kapalıyken gri renk tonunda gözüküyorsunuz.Kişileri gruplama daha önce vardı ama şimdi favoriler diye yeni bir kategori yapabiliyorsunuz listenizin en başında o kişiler olmuş oluyor.



Konuşma penceresinde davet et,engelleme gibi bazı kısa yollar eklenmiş ayrıyetten konuşma penceresi dinamik bir yapı halini almış avatar boyutunu değiştirebiliryoruz dinamik avatarlar ekleyebiliyoruz hatta en güzel yeniliklerinden birisi  4 saniyelik kamera görüntünüzü avatar olarak kullanabiliyorsunuz.


View msn ayarlar
View Full Album


Ayrıca msn’de ses dosyaları ekleyebiliyorsunuz.Msn’ye yeni giren birini veya titreşim göndermek yerine eklemiş olduğunuz müzik ile bildirim sağlanabiliyor.

Windows Live Messenger’ı live sitesinden indirebilirsiniz.Messenger live ile birlikte aile koruması,windows live writer ve diğer eklentileri ile 175mb gibi bir yer işgal ediyor.Sisteminizin yeterli olup olmadığına buradan bakabilirsiniz

Bu yazıyı windows live writer kullanarak yazdım.

15 Aralık 2008 Pazartesi

Yüzleşme

Yastık Altı Hikayeleri dinler gibi artık medyadan tarih derslerini takip ediyoruz.İlber Ortaylı,Murat Bardakçı gibi popüler olmuş isimlerden birşeyler dinlemek yeni birşeyler duymak istiyoruz ve hikaye dinler gibi dinliyoruz dinleyenlerin de hoşlarına gidiyor.Malum çok zengin bir tarih geçmişimiz olmasına rağmen o geçmişi çok da güzel gizliyoruz.Osmanlı arşivleri ve Cumhuriyet dönemine ait belgelerin gizlenmesi saklanması hatta yakılıp yok edilmesine kadar bir çok olay ve açıklamamevcut bulunuyor.


Uzman tarihçilerin bile belirli bir noktadan sonra tarihi belge ve bilgilere ulaşamadıkları gerçekliği ile karşılaşıyoruz.Zaten milli eğitim müfredatı belli uygulamaları ortada ortaya çıkan sonuçlar da meyvesini vermiş durumda ezberci sistemden dolayı ezberletilen bilgiler bir süre sonra unutuluyor.

Sonra da olaylara şaşırıyoruz veya hikaye gibi dinliyoruz bize öğretilen şeylerin dışında başka olasılıkların olabileceğini kabullenmiyoruz.Ondan sonrada sızlanmaya başlıyoruz tarihimize yeterince önem vermiyoruz öğrenmiyoruz.

Unutulan,öğrenilmeyen yeterli önem verilmeyen tarih bize verilen doğruluğundan yüzde yüz emin olunamayan(Devlet Arşivlerindeki belgeler bilgiler açıklanmadığından dolayı) tarihtir.

Tarihin tozlu sayfalarında arşivlerde çürüyen belgeler bilgiler bir an önce bir şekilde yayınlanmalı geçmişle yüzleşilmeli işte o zaman insanlar birbirini yemeyi bırakabilir.

Yoksa daha çok birbirimizi yemeye devam ederiz.

12 Aralık 2008 Cuma

Secimlere Dogru

Yeterince zaman bulamadığım için yazı ekleyemiyorum bloğuma özensiz yazı da yazmak istemiyorum en az yazı hatası yazmak için de baya bir özen ve zaman gerekiyor.O yüzden yazı ekleyemiyorum yazıları parça parça yazayım diye kayderken yazının önemi bir şekilde azalıyor veya o konu hakkında bir çok yerde yazıldığını görüyorum sonra yazmaktan vazgeçiyorum.

Fırsat bulmuşken ardı ardına yazılarımı yazayım malum seçimler yaklaşıyor partiler hertürlü açılıma gelmeye başladı.Doğru dürüst siyasi partiler kanunu olmadığından dolayı ve hükümet koltuğunu kazanan partilerin hiç birşekilde değiştirmek istemedikleri bir yapı yüzünden devlet kurumları padişahlık gibi yönetiliyor.Seçim zamanı gelince belediye başkanı veya milletvekili adayını tanıyorsunuz saçma sapan bir sistem üzerine kurulmuş durumda o yüzdendir ki bir belediye başkanı 20 sene belediye başkanlığı işine soyunuyor.


Ekonomik kriz sayesinde bir arayış sonucu tek başına iktidar olan AKP hükümeti dünyayı kasıp kavuran ekonomik kriz ile belediye seçimlerinde koltuğu bir başkasına devredebilir.Ekonomik kriz Türkiye'de çok daha fazla etkisini gösterirse AKP için herşey altüst olur.Ekonomik krizden sonra AKP nin devletçi bir yapıya bürünmesi yaşanan insan hakları ihlalleri ve diğer yaşananlar ekonomik krizin etkisi kadra bir oy kaybı yaratmaz.


Onun dışında zaten siyasi tablo belli AKP ve diğerleri şeklin de oluşmuş durumda siyasi pasta. Kürtler ya AKP ya da DTP ye oy verecekler onun dışında oy kullanabilecekleri bir parti gözükmüyor veya diğer partiler o yönde bir adım atmamış durumda diğer partiler kürtler ile ilgili politik açılımlarını bir şekilde açık ve net bir şekil de duyurmaları gerekiyor.


AKP Alevi vatandaşları için bir açılım yapıyor bir adım ileri atıp iki adım geri atıyor kaybedeceği oyları Alevi vatandaşlardan geri kazanmak istiyor.Son zamanlardaki milliyetçi ve devletçi politikaları ile MHP nin seçmenlerinden de oy alabilir

Zaten seçmen tabanında dindar kesim olduğundan dolayı bu seçmen kitlesinden ekonomik krizden dolayı oy kaybı yaşar.

Diğer partilerin başarılı olabilmesi için öncelikle kitle partisi olması gerekiyor.Ön planda olan üç partiye bakarsak CHP,MHP,DTP bunlardan hangisi kitle partisi Türkiyede yaşayan tüm kesimi temsil ediyor? DP,SP,DSP bu üç parti kitle partisi olabilir mi?

Siyasi partilerin durumları ortada sorunlar belli yapılacaklar belli adım atmaya cesareti olan varsa atar.Yoksa mızmız bir çocuk gibi onlarda kömür dağıtıyor oyları topluyor argümanı çocukça bir oyalanmadır sadece

Arayış


Türkiye'de ki insanların arayışı nasıl bir arayıştır ki her zaman bir kıyaslama bir keşke diyerek hayıflanma yaşayıp duruyoruz.Siyasetinden eğitimine yaşam biçiminden davranış biçimlerine devamlı bir arayış söz konusu ve bu arayışları hayatı laylay lom yaşamayan gündemi takip eden kişiler devamlı bunları okuyor,duyuyor görüyor.


En son olan olay herkesin bildiği bir haftadır süren Yunanistan'da ki 15-16 yaşlarında ki bir gencin polis kurşunu ile öldürülmesi sonucu gelişen olaylar.Gösteriler yürüyüşler çatışmalar kısaca halkın çok büyük bir tepkisi ile karşılaştı Yunanistan hükümeti özür diledi olmadı bakan istifa etmeye kalkıştı olmadı sorumlu polisler görevden alındı hiç birşey bu olayları yatıştırmaya yetmedi yetmiyor.


Yunanistan da ki olaylardan sonra bizim medyamız da bir karşılaştırma yapmaya başladı orada ki halk devletinden hesap soruyor devletin görevi vatandaşını korumakla ve suç işlemeye karşı caydırıcı olmasını vatandaşını hiç bir şekilde öldüremeyeceğini açık bir dil ile söylüyor.Bizim halkımız söyleyemiyor söylese bile orantılı güç ile karşıya kalıyor.Orada bir kişinin ölümü üzerine binlerce kişi gösteri yapıyor hesap sorulmasını istiyor ülkemiz de ne yazık ki artık olaylar istatistik hesabına dönmüş durumda ve bu yüzdendir ki oradaki olaylara gözleri parıldayarak bakıyorlar.


Belki bir gün bizim ülkemizde de hesap sorulabilinir suçu olanlar aklanmaz davaların üstü örtülmez diye bir umut besliyorlar.Umut varmı bilmiyorum ama insanlarda bir arayışın olduğu kesin...

30 Kasım 2008 Pazar

Youtube

Başbakanın youtube ile ilgili açıklamalarını duymayan kalmadı sanırım.Uçakta gazetecilere ben youtube giriyorum sizde girin gibi bir öneride bulunmuştu.İşin trajikomik yanı youtube sitesininin mahkeme kararı ile kapalı olması ve insanların youtube sitesine binbir çeşit alternatif yöntemler deneyerek girebilmesidir.

Doğal olarak insanlar başbakanın youtube sitesine nasıl girdiği yönünde bir açıklama bekliyor oluşu açıklama olmasada alternatif yeni yöntemler hakkında tüyo vermesini bekliyor internet kullanıcıları.

Herneyse asıl ilginç kısım The New York Times 'in magazin ekinde Google temsil eden avukatlarından Nicole Wong 'ın vermiş olduğu google ve google sitelerine yapılan engellemeler hakkında vermiş olduğu beyanat ve bu açıklamada Türkiye'nin youtube sitesini engellemesi ile ilgili de açıklama  yapmış.

Açıklama'da Google'ın geçen haziran da Türkiye üzerinden yasaklanmış video linklerinin engellemesini kabul ettiği ve bir  süreliğine erişimin sağlandığı ve sonrasında Türkiyedeki yasal mercilerin başka yerlerdeki Türklerin de rahatsız olacağı ve linklerin Tüm dünyada yasaklanmasını talep etmiş  Google bu isteği  " başka yerdeki insanların özgürlüklerini engelleyemeyiz gerekçesi ile reddetmiş" ve daha fazla bir adım atılmadığı için engellemenin hala devam ettiğini söylemiş Nicole Wong.

Son durum bu yönde şimdi engellemeler sürüyor 5-10 sene sonra ne olacak teknoloji bu kadar hızla ilerliyor  ve her geçen gün veri akışının boyutu inanılmaz bir hızda artıyorken nasıl bir uluslararası standart getirilecek acaba her geçen gün yeni siteler yeni sosyal oluşumlar ortaya çıkıyor.

Hala anlaşımıyor mu acaba önümüzdeki yıllarda insanların tv karşısında olmak yerine internet üzerinden yayınları takip edeceği ve bireysel olarak kendi istekleri doğrultusunda tercihlerini yapacağı galiba görülemiyor.

Hindistanda bir kaç yüzbin insan internet ve bilgisayar teknolojisi üzerinden para kazanıyor.Yazdığı yazılıp tasarladığı site veya internet üzerinden açmış olduğu dükkanında satış gerçekleştiriyor.

Şu anda yüzlerce video ve fotoğraf paylaşımı yapan site var bir kişi isterse şu anki mevcut yasaya göre  Türkiye üzerinden istediği uluslararası herhangi bir siteye yükleyeceği bir video ile o siteyi kapattırabilir.

25 Kasım 2008 Salı

Burs

Haksızlık oluyor gerekçesi ile CHP'nin Anayasa Mahkemesine başvurusu ile Anayasa Mahkemesininin belediyelerin yükseköğrenim öğrencilerine doğrudan burs ve kredi vermesine imkan sağlayan düzenlemeyi iptal etti.

yükseköğrenim öğrencilerine burs, kredi verilmesine ilişkin kanun"un, 2/2. fıkrası, kamu kurum ve kuruluşlarının yükseköğrenim öğrencilerine burs ve kredi vermelerini yasaklıyordu. bu kuruluşlara sadece kredi ve burs verilmesini öngördükleri öğrencilerin isimlerini kredi ve yurtlar kurumu’na bildirebilme hakkı tanınıyordu. ancak yasanın bu maddesinde "belediyeler hariç" ifadesi bulunduğu için belediyelerin yüksek öğrenim öğrencilerine kredi ve burs verebilme ayrıcalığı sağlanıyordu.

chp’nin açtığı iptal davasını görüşen anayasa mahkemesi, yasadaki "belediyeler hariç" ibaresini iptal etti. anayasa mahkemesi heyeti, diğer hükümlerin iptal istemini ise reddetti.

böylece belediyelerin bu ayrıcalağına son verilmiş oldu. belediyeler de diğer kamu kurum ve kuruluşları gibi yüksek öğrenim öğrencilerine kredi ve burs veremeyecekler. belediyeler kredi ve burs verilmesini öngördükleri öğrencilerin isimlerini yurt-kur’a bildirebilecekler.

halen belediyelerden burs alan öğrencilerin bursları şimdilik devam edecek. bu burslar, anayasa mahkeme’nin gerekçeli kararının resmi gazete yayımlanmasının ardından kesilecek. kararın yayınlanması 5-6 ayı bulabiliyor

http://www.hurriyet.com.tr/...em/10410064.asp?gid=229



Belediyeler verdikleri bu burs paralarını KYK (Kredi Yurtlar Kurumu)na aktarıp kyk üzerinden öğrencilere verilmesi yönünde bir karar alınmış görünür de şeffaflaşma gibi görünüyor olsa da KYK birden fazla burs almanıza olanak tanımıyor.Ya burs ya kredi seçebiliyorsunuz Üniversitede hem kyk hem de belediyelerden burs alan binlerce durumu iyi olmayan o paraya ihtiyacı olan insanlar var.Bir şekilde haksızlığı önleyelim derken daha büyük mağduriyetlere yol açılıyor gerekli düzenlemeler bir an önce yapılmalıdır.

Takım fanatikliği gibi parti fanatikliği aşırı şekilde arttı sırf bu fanatiklik yüzünden fakir fukarası yaşlısı öğrencisi bir şekilde devletten veya devletin yerel yönetimlerinden yardım bekleyenler sırf bu fanatiklik yüzünden bir çok şeyden mağdur edilmek zorunda bırakılıyor.

12 Kasım 2008 Çarşamba

Paypal Türkçe



Paypal Türkiye'ye yaklaşık olarak bir senedir ödeme yapıyordu ve şimdi'de dil menüsüne beşinci dil olarak Türkçe dil seçeneğini eklemiş sabah sabah bana bir süpriz yapmış oldu.

Paypal hakkında 150 milyondan fazla kullanıcısı olan ve milyarlarca dolarlık işlem hacmi gerçekleştiren internet denilince ilk akla gelen hizmetlerden biri paypalın sahibi dünyanın bir numaralı açık arttırma ve alış-veriş sitesi ebay.

Paypala üye olmak artık çok kolay Türkçe menü sayesinde kullanmak istediğiniz seçenekten birini seçip üyeliğinizi tamamlıyorsunuz.Paypalın büyük bir bölümü Türkçe'ye çevrilmiş yüksek trafiğe sahip olmayan Türkçeye çevrilmemiş kullanıcı şartnamesi gibi zamanla onlar'da Türkçeye çevrilcekmiş...

3 Kasım 2008 Pazartesi

Pişkinlik

Hüseyin Üzmez'in ilk tutuklanarak cezaevine konulduğu zaman bu konu hakkında birşeyler yazmıştım.Hüseyin Üzmez Adli Tıp Kurumunun verdiği rapor ile tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış mahkemece suçu sabit görülünceye kadar insanların suçsuz olacağına inanırım.Ama gelin görün ki Hüseyin Üzmez olayında farklı bir durum var.

Hani insan o kadar olay yaşamış ruhen bir şekilde çöküntü olması lazım mahkeme sonuçlanıncaya kadar inzivaya çekilir insan ama tam tersi bir pişkinlik ile şovenizm karışımı bir tutum ile kanal kanal dolaşıyor.Açılama yapıyor anlatıyor anlatıyor.Acaba ne düşünüyor 40 kere suçsuzum 40 farklı kanalda bunu dile getirince suçsuz olacağını mı sanıyor anlamadım.


Daha önce de demiştim bir insana aşırı değer verilince kaldıramayacağı şeyleri yükleyince ortaya böyle sonuçlar çıkınca o değer veren kişiler bunun bir suç bunun bir ayıp olduğunu bile bile mecburiyetten savunma noktasına geliyor o da ayrı iğrençlik zaten her neyse zaten daha fazla aklımızdan geçenleri yazamıyoruz.

Yarın bir gün bu konuyada yasaklama gelir kimse tartışamaz bir kaç ay sonra kıza dava açarlar yaşlı başlı bir insanı baştan çıkardı taciz etti diye.Toplum bu olaydan rahatsız insanlar kızgın bir şekilde adalet mekanizmasının ceza vermesini istiyorlar.

1 Kasım 2008 Cumartesi

Yasaksiz Bir Gun Dilegiyle

İnsanın her yeni bir güne bir şeylere uygulanan sansürle karşı karşıya kalması insanda yazma hevesini köreltiyor.Devamlı sansürle yasak ile ilgili birşeyler yazmak okumak ve bunun bir kısır döngü içinde tekrarlanması karabasan gibi o günü tamamlamamıza yol açıyor.


Kişisel şikayetler yüzünden kapanan siteler,sitelere yapılan yorumlar yüzünden kapanan siteler,ve internet kanununa takılan diğer kapatma gerekçelerine bir de özel şirketlerin şikayetleri eklenmeye başladı.İnternet kanunundan ne anladığımız belli değil uygulamada problemler ortaya çıkıyor herşey birbirine girebiliyor.Bir konu hakkında yazdığınız birşey başka bir kişi tarafından eleştiri olarak alılanmayabilir ve onun sonucunda basit bir şikayet ile size bildirilmeden bir anda sitenizin Türkiye sınırları içersinde erişiminin engellendiğini görebilirsiniz.



Veya sizin yazdığınız bir yazınıza yapılan bir yorum yüzünden de siteniz kapatılabilinir yani bir kişinin kontrolünde olan blog ve benzeri şeylerde yorumları bir şekilde kontrol altında tutabilirsiniz ama sosyal paylaşım platformlarında bunlar ile baş etmek neredeyse imkansız kaldı ki sosyal paylaşım platformlarda şikayet edilebilecek merciler var belli bir sayıya ulaştığında o içerik incelemeye alınıyor.


Teknik detayları çok fazla olan şeyler ama işte bu teknik detaylar hakkında yeterince bilgisi olmayan biri bir anda sansür uygulamasına seyirci kalabiliyor veya destekliyor.


Kaldı ki bir şey hakkında ki düşüncelerinizi istediğiniz şekilde özgürce paylaşamıyorsunuz yazamıyorsunuz açıklayamıyorsunuz.Aslında bu yasakların ana nedeni tv'lere medyaya yansımayan şeylerin internet ortamı üzerinden yayınlanması konuşulması sonucu bu düzeye geldi.Medyaya yansımayan şeyler veya yayınlanmayacağı düşünülen şeylerin direk internet ortamında yayılması ve duyulması sonucu yasakların ardı arkası gelmeye başladı.

Şimdi de önüne geçilemiyor gerçek hayatın yansımasını görüyoruz sanal ortamda...

26 Ekim 2008 Pazar

Anlamiyorum

Blogger’ın Türkiye üzerinden erişiminin engellenmesine hiç şaşırmadım.Kapanan binlerce siteye onbinlerce irili ufaklı bloglar’da eklenmiş oldu.Ne yazık ki düşünce özgürlüğünün ülkemiz de olmadığı biliniyor.Açılan davalar yargılanan insanların sayısı artık sayılmıyor düşünceni paylaşmanın suç olduğu bir yerde inatla standart tek tip insan modelini sürdürmeye devam ettirilmeye çalışılmasını Anlamıyorum.
Ne yapılmak isteniyor en baştan söyleseler en bunları yazın şunları izleyin bunları okuyun hatta siz hiç bir şey yapmayın biz size mozaiklenmiş şeyleri veririz.Merak ediyorum acaba bu kararı alan mahkeme heyetin’de hiç teknoloji hakkında bilgisi olan özellikle (internet yayınları hakında) birileri varmı?Yapılan bunca yasaklardan sonra o girilemeyen sitelere girilebilmesi için alternatif onlarca yöntem yayınlandı bu yayınlardan haberleri varmıdır acaba yok bu yasakların kişiyi yargılamadığın sürece bir işe yaramayacağıdır.

Yazılan yazıların o blogların arşivlerinde durduğunu ve bir çok alternatif yöntem ile o yazıları okumaya devam edileceği biliniyor Normalde Türkiyeden hariç dünyanın herhangi bir yerinde o yazılan yazılara eskisi gibi ulaşılabiliniyor.

Dünyanın en pahalı internet sağlayıcısına parayı ödüyoruz sonrasında yasaklar ardı ardına geliyor Porno izleme(Gelişmiş ülkelerde çocuklar izlemesin diye filtre uygulanıyor Telekomda da var bu sistem),normal video izleme,yazılanları okuma kendin birşeyler yazma sen sadece sana uygun görülüp verilen şeyleri yap interneti kullanan bireyler bu kadar seçim yapamayacak kadar aciz midir ki herşey engelleniyor Anlamıyorum

Suçu işleyen kişinin sitesinin uzantısı yerine toptan bir şekilde binlerce insanın yazıları da engellenmiş oluyor.Bu alınan kararın insan haklarındaki yeri diğer suçu olmayan kişilerin haklarının yenmesi ve açıkça mağdur edilmesi nasıl açıklanabilir Anlamıyorm.

16 Ekim 2008 Perşembe

Feedburner Hatasi

Birşeyler yazmak istiyorum bir bakıyorum bloğun besleme ayarlarında problem ortaya çıkıyor yazdığım yazılar falan herşey birbirine giriyor.Yazılan şeyleri kaydediyorum bu sefer ortaya çıkan sorunla ilgili birşeyler araştırıyorum.
Google Reader'e eklemey kalktığımızda Error:500 hatası veriyor sonrasında son yazılanlar kısmı ortadan kayboluyor bir anda insanın sinirleri tepesine çıkıveriyor.


Neyse ki çözümü bir şekilde buldum durup dururken çıkan bu sorunu aşmak için bloğunuzun en altında bulunan rss post linkini tekrar ekleyin feedburner ayarlarını tekrardan kaydedin daha doğrusu bir iki ay önce reader da adsense reklamlarının çıkması için feedburner.google olayını ekledim.


Problem ondan olabilir diye düşünüyorum anlamadım birşey zaten google neden böyle bir işkence çektiriyor kullanıcıya anlamış değilim.Neyse ki şimdilik bir sorun gözükmüyor uzunca bir süre ne temayı değiştirmek istiyorum ne de başka bir sorunla karşılaşmak istemiyorum.Aklımda olan bir sürü şeyi gerçekleştirmek için gerekli adımları atmam gerekiyor böyle ortaya çıkan sorunlar insanı bir şekilde yıldırıyor.

14 Ekim 2008 Salı

Trapster


Teknoloji ürünleri geliştikçe ve her yeni ürünün piyasaya sunulmasının ardından iyi yönde kullanılabildiği gibi kötü amaçlar içinde kullanılabiliniyor.Geçen gün şurada gördüğün yazıdan sonra site baya bir ilgimi çekti.


Trapster sitesi kullanıcılarının raporları doğrultusun da nerede polis,kırmızı ışık,radar olduğunu geri bildirimler ile kullanıcıların birbirleri ile paylaşması olayı daha açıklayıcı anlatmam gerekir ise trapster sitesine ücretsiz üye olduktan sonra cep telefonunuz veya iphone telefonunuz'a yüklenen navigasyon özelliği sayesinde çevrenizde olan polis,kırmızı ışık veya radarlar haritanızda beliriyor.


Navigasyondaki haritada yapılan yorum sayısının sıklığına göre kullanıcılar trafikte o bölgede daha dikkatli davranıyorlar.Polis'e radara yakalanmamak için yapılan bir cin fikirlik sistem ücretsiz ve şimdilik yasal bir uygulama olarak gözüküyor demo görüntüyü buradan izleyebilirsinizTürkiyeden de baya kişi geri bildirim yollamış nerede kırmızı ışık nerede radar var haritadan görülüyor.



13 Ekim 2008 Pazartesi

Değişim

Bir dönem çok yakın olduğunuz insanlar bir bakmışsınız bir zaman sonra çok büyük değişimler geçirmiş olduğunu görüyorsunuz.

En yakın arkadaşım dostum dediğiniz kişilerin bir metamorfoza uğradıklarını bir yabancıdan hiçbir farkının olmadığını anlıyorsunuz.İster çocukluk arkadaşınız olsun ister üniversite de sınıf arkadaşı veya ev arkadaşınız olsun değişen hiç bir şey yok araya ayrılık girdiğin de bir şekilde kopukluk oluştuğunda ve o arkadaşlık arasındaki menfaat ilişkisi ortadan kalktığında en samimi sandığınız kişiler en yabancı olduğunuz kişilere dönüşüveriyor.


Bu yüzdendir ki facebook gibi sosyal paylaşım ortamlarının ilk başta bir ilgi görmesi ve sonrasın da ise insanların sıkılmasına yol açması bu gibi nedenlerden dolayıdır diye düşünüyorum.O zaman neydi ki sizi o dönem o kadar samimi yapan dost yapan kardeşlik nutukları atmanızı sağlayan,birbirine bağlılık yeminleri eden gözlerini birbirinden alamayan çiftlerin arasına nasıl bir ayrılık tohumu ekilir de bir zaman sonra o kişiler birbirlerine düşman olur.

Hayat çok tuaf bir biçim de insanlardan intikamını alıyor bir şekilde dengeler sağlanıyor her şey samimiyetsiz yalan bu aralar her şey üstüme geliyor gibi hayat tatsız tuzsuz.

Tek başına olmayı yalnız olmayı bu yüzden daha çok seviyorum


8 Ekim 2008 Çarşamba

Linkedtube

Google geliştiricileri youtube videolarına telif hakkı,yardım,sitenizde veya satışa sunduğunuz sitelerdeki ürününüzün linkini eklemek için bir siteyi kullanıma açtı.Linkedtube sitesine girdiğimizde örnek bir videonun "Donate" butonu eklenmiş şekilde görüyoruz.

Youtube video kısmına kendi youtube  videomuzun bulunduğu linki ekliyoruz.Button Text kısmına ise satın al,yardım edin (Buy it Now,Donate) gibi ister türkçe ister ingilizce olarak sizin  istediğiniz şekilde doldurun Button URL kısmı ise paypalda açmış olduğunuz ödeme butonu linkini ekliyoruz veya ödemenin yapılacağı linki yazıyoruz.

Button Mode bölümü butonun daima gözüküp gözükmeyeceği veya mouse hareketi ile ortaya çıkıp çıkmaması şeklinde ayarlama yapmanız için gerekli bölüm.Son olarak mouse hareketi ile ortaya çıkan başlık ve açıklama  kısmı bunları yaptıktan sonra  save&get code kısmından butonun eklenmiş halindeki linki alıyoruz ve istediğimiz yerde kullanıyoruz.


Bu özellik ne işe yarayabilir bir ürüne ait çekmiş olduğunuz bir video var ve o ürünü satışa sunduğunuz yerin linkini ekleyebilirsiniz satın al butonu olarak (ebay,gittigidiyor) sonra bu videoyu tanıtım amaçlı facebook veya başka bir sosyal paylaşım ortamında tanıtırsınız videoyu izleyen kişiler direk satın al butonu ile satmış olduğunuz siteden ürünü satın almış olur.

Veya bir  size ait bir klibiniz var ve yardım edilmesini istiyorsunuz yardım edin butonu konularak gerekli yardım talebini iletmiş olursunuz.Veya lösev,ihd,tema vakfı  gibi yardım kuruluşlarının videolarına yardımın yapılacağı sitenin linkini ekleme gibi bir sürü şey yapılabilinir.

Benim aklıma gelmeyen ama daha bir sürü yerde kullanılabilecek google geliştiricilerinin hizmete sunduğu güzel bir özellik bu  

2 Ekim 2008 Perşembe

Ramazan Şeker Bayramı

Sabah uyanıyorsun herşey rutin bir şekilde devam ediyor ters birşeylerin olduğunu düşünüyorsun sonradan farkına varıyorsun ki bugün bayram.Hafızanı zorluyorsun çocukluğundan itibaren yaşadığın bayramlar birer birer gözünün önünden geçtiğinde anlıyorsun ki hiç birşey eskisi gibi değil bayramın isminin Şeker Bayramı veya Ramazan Bayramı olarak adlandırılmasının anlamı kalmıyor.


Rutin sıkıcı ve bir o kadar soğuk bayram mesajlarını,zoraki gülümsemeler ve zoraki ziyaretleri ilk fırsatta oradan uzaklaşmak için fırsat kollayan insanların ve bu yüzden de bayramı tatil fırsatına dönüştürüp şehri terkeden topluluk olduk çıktık.Kapınıza gelen 3-5 çocuktan başka artık kapı çalan ve bayramlaşmaya gelen kimsenin olmaması 10-15 sene sonra neler olabileceği hakkında insana biraz ipuçları veriyor.


Çocukluğum da arkadaşlarım ile birlikte kapı kapı dolaşıp baram ziyaretleri gerçekleştirirdik tanımadığımız bilmediğimiz insanların yüzlerinde gülümseme eksik olmazdı.O sıcaklığı o samimiyeti hissederdik bir çoğu evlerine davet edip pasta,çikolata,şekerler ikram ederlerdi.



Çok sonra anlıyorsun ki zaman ilerledikçe insanlar arasındaki samimiyet köprüsü yıkılıyor bir şekilde ayrılıklar başlıyor ve hayatın sıradanlığında kaybolup gidiyoruz.Her seferinde de geçmişten bir parçaya özlem duyuyoruz zamanı geri alamıyacağımıza göre geçmişte yaşadığımız mutluluğu kabimizin en derininde bir sandıkta saklıyoruz.


İnsanlar birbirlerinden kaçıyorsa bayramın adının önemi yok ister ramazan bayramı ister şeker bayramı ister ramazan şeker bayramı deyin sıradan yapmacık zoraki bir şekilde rutinleşen ritüeller bir süre sonra bu günleride aratacaktır.

Bayramınız Kutlu Olsun...

30 Eylül 2008 Salı

Düello

Şöyle her ay Başbakanın Ulus'a seslenişi gerçekleştirdiği gibi ay sonlarında iktidar ile muhalefet arasında gündeme ait konular bir şekilde tartışılsa güzel olmaz mı?

Geçen hafta yaşanılanlar gibi iki partinin üst düzey yöneticileri Uğur Dündar yönetiminde tartışmışlardı gerçi tartışmadan çok karşılıklı suçlamalar ve belge göstermeler sonucunda bir şekilde tartışma bitmişti bir taraf CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlunu haklı gördü diğer taraf ise AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ı haklı görüyordu.



Ortaya atılan suçlamalar söylenen şeyler başka bir ülkede olmuş olsa ilk önce suçlama doğru ise istifa,yargılanma gibi şeylerin olması gerekiyor.Söylenenler doğru değil ise aynı şekilde iftira atan suçlamalarda bulunan özür ve iftira atmaktan yargılanması gerekiyor.


Buna benzer tartışmalar her fırsatta tarafsız bir moderatör eşliğinde gerçekleştirilmiş olsa en azından şeffaflaşma açısından bir adım atılmış olunur.Sıradaki düellonun Başbakan ile Ana muhalefet partisi CHP Genel Başkanı Deniz Baykal arasında olmasını sabırsızlıkla bekliyorum.

24 Eylül 2008 Çarşamba

Köprüden Geçememek

Aslında 10-15 gün önce yazacaktım ama fırsat bulamadım ve arada unuttum gitti ta ki buradaki yazıyı reader da okuyana kadar aslında benim yazacağım şey haber kanalarından birinde Engelli vatandaşların kullanması için yapılmış asansörlerin normal vatandaşların keyfi olarak kullanması ve bu asansörlerin çabuk bozulduğundan dolayı kullanıma kapatılması sonucu Engelli vatandaşların sonrasında yaşadığı mağduriyetleri ile ilgili bir haber izlemiştim.

Hatta sirkeci köprüsündeki engelli vatandaşlar için konulmuş asansörlerin çalışmadığı ve kullanıma kapatılmasını yazacaktım hatta fotoğrafını çekip yazıya ekleyecektim.Binlerce insanın mağdur edilmesine mi yanalım insanların bu kadar duyarsız pişkin ve bencil olmasına mı yanalım o kadar teknolojik gelişmeler olmasına rağmen o kadar şey yapılmasına rağmen engelli vatandaşlar için yapılacak şeylerin en sonlara doğru itilmesi belediyenin masrafı çok oluyor diye asansörleri kapatması veya bozuk halde bırakması utanç duyulası bir şeydir.

O düşünceye sahip zihniyetteki insanın anlayabilmesi için ellerini ayaklarını bağlayıp gözüne bant takıp o köprüyü geçmesini isteyeceksin yoksa bu zihniyetteki kişiler bir şey anlamaz bildikleri yolda ilerlerler.

Daha geçen gün Pekin'de Paralimpik Olimpiyat Oyunları sona erdi yani yeterli ilgi gösterilince hayatta tekrar bağlanılabiliniyor.


Merak ediyorum acaba belediyelerde bir çalışma yapılırken engelli vatandaşlar kurmuş oldukları derneklerden yardım falan alıyorlar mı,sorunları ve mağduriyetlerinin giderilmesi için görüşleri düşünceleri soruluyor mu

Yoksa soru sorma bilgi alırken de mi çok masraf oluyor...

Eğer sirkecideki köprüdeki asansör düzeltilmediyse fotoğrafını çeker eklerim

Çarpıklık

İnsan biraz yoğun olmasın bir hafta on gün yazı yazmadık politikadan teknolojiye yolsuzluktan ekonomik krize bir sürü olay patlak verdi.Cern deneyi gerçekleştirilecek dendi tüm yurtta herkes fizikçi oldu.Bize mi has yoksa başka ülkelerde de bu kadar işin suyunu çıkarıyorlar mı bilemiyorum.Ardından bir iki sene önce Almanyada davası süren deniz feneri e.v davası skandalı patlak vermişti.

Ve o zamanlar bir şekilde basında bu kadar yankı bulmamıştı ta ki ne zaman Doğan Medya grubu ile Başbakan arasında başlayan kavga ile bu olayların da üzerine gidilmeye başlandı.Aslında bu kavganın çıkmasına bir ölçüde sevindim işte dedim birbirlerini yerken tüm alengirli işler varsa yolsuzluklar herşey önplana çıkacak aydın doğanın ne kadar çevreci olduğunu öğreniyoruz bir şekilde sonrasında Başbakanın boykot çağrısı ile ne kadar basın özgürlüğü düşkünü olduğunu anlıyoruz.


Bir taraf Ergenekon soruşturmasını önemsemiyor diğer basın organlarında da Deniz Feneri olayını önemsemiyorlar görmezden geliyorlar.Doğru dürüst bir haber,bilgi edinebilmek için bir sürü gazete okumak bir sürü haber kanalını takip etmek zorunda bırakılıyor insanlar.Bir gazete bir haber çıkarıyor ertesi gün özür diliyor bir başka gazete haberi çarpıtarak veriyor böyle saçma sapan olaylar yaşanıyor ve bu olanlar normal karşılanıyor hiç bir şey olmuyor.


Hiç bir ahlaki çöküntü yaşanmıyor hiç kimsenin duyguları ile oynanmıyor herşey normal ama diğer yandan kötü örnek oluyor diye çatır çatır internet siteleri kapatılıyor.Filmler sansüre uğruyor sigara içenden içki içene bir çok şey kare kare görüntüler ile sansürleniyor.Böylede tezat bir ülkede yaşıyoruz o sansür hiç dikkat çekmiyor çok güzel örnek olunuyor.

Örneğin çocuk babasına sorsa o amca elinde ne tutuyor.babası da oğlum o amca elinde ...... tutuyor artık boşluğa ne koyarsanız koyun bir taraftan her türlü yolsuzluğu çakallığı duygu sömürüsü ile birleştirerek yardım adı altında toplayın diğer taraftan da alabildiğine sansür uygulayın.

Başbakan boykot çağrısı yaptı diye hemen kuyruğuna basılan kedi gibi basın özgürlüğü diye çırpınmaya başlamaları ise ayrı bir komedi.Medyanın %40-50 si bir tarafta diğer kısmı bir iki grupta alın size medya özgürlüğü< Bu hamur daha çok su kaldırır...

12 Eylül 2008 Cuma

Blogger Follower

Son zamanlar da boş zaman bulamıyorum bir şekilde boş zaman yaratmak ve bloğuma yazı yazma ihtiyacı hissediyorum.Bir çok gelişme oluyor ister gündem ister yeni çıkan bir şey hakkında bir şeyler yazmak istiyorum ama zaman darlığından dolayı fırsatım olmuyor.

Google Chrome hakkında birşeyler yazmak istedim ama hakkında çok fazla yazı gördüm ve okuduğumdan dolayı açıkcası gına geldi.Firefox tarayıcıya göre daha hızlı diğer tarayıcılara göre daha sade ve basit ama şikayet edilen beğenilmeyen bir çok özelliği eklentilerin olmaması geçmişte girilen sitelerin alenen ortada olması tepki çeken ortak düşünceler.Her neyse zamanla çok daha iyi bir tarayıcı ile karşımıza çıkacaktır.


Blogger panelim "Make Blogger in Draft my default dashboard" seçeneği işaretli olduğundan her zaman draft paneli karşıma geliyor ve ingilizce seçeneği ayarlı olduğundan dolayı blogger ile ilgili yenilikler ve deneme aşamasında olan eklentiler hakkında bilgi sahibi olabiliyorum.Bugün görmüş olduğum bloggerın yeni bir eklentisi ile karşılaştım daha deneme aşamasında "Follower" eklentisi takip ettiğiniz siteleri hem panelinizde hem bloğunuzda yayınlama olanağına kavuşuyorsunuz.

Draft panelinde altta follower bölümü karşınıza çıkıyor ve "add" (Ekle)dediğimizde açılan pencerede iki seçenek karşımıza çıkıyor.İlki takip etmek istediğiniz bloğun adresini ekliyorsunuz veya ikinci seçenek olarak "Google Reader" kullanıyorsanız orada takip ettiğiniz siteleri tek tek veya toplu olarak ekleyebiliyorsunuz.

Şu anda sitenize javascripti ekleyemiyorsunuz deneme aşaması devam ediyor ama kullanıcıların bloglarına eklediğinde buradaki siteler gibi bir görünüm kazanacak GoogleStudent sağ panelde "follower" eklenmiş hali blogcatalog veya mybloglog eklentisi gibi oluyor.

1 Eylül 2008 Pazartesi

Kayıt Çilesi

Bir kaç gündür komşu çocuğunun üniveriste kayıt işlemleri ile uğraşıyorum.Üniversiteyi kazanmış ve kayıt yaptırması gerekiyor kayıt tarihleri arasında belirlenmiş olan harç ücretini yatırması gerekiyor sonrasın da o süre içersinde üniversiteye gerekli belgeleri götürüp kaydını tamamlaması gerekiyor.


Durumu iyi olmadığından dolayı kaymakamlık ve valilikten yardım istemek için müracat ettiklerinde internetten üniversiteyi kazandığında dair çıktı al gel diye söylenmiş komşu da benden nasıl çıktı alırız diye yardım istedi.İşin alengirli tarafı o zaman başladı ösym sitesine bakıyorum üniversitenin sayfasına bakıyorum google'da arama yapıyorum basit bir açıklama yok en sonunda
üniversitenin sitesinden T.C kimlik nosu ile giriş yapıp öğrenci numarasını öğrenip öğrenci giriş bölümünden öğrenci numarası girip şifre olarak yeni kazanan öğrencilere site üzerinde yazan şifreyi girerek öğrencinin bilgilerine girerek insanı o kadar strese soktuktan sonra gerekli belgenin çıktısını alabildik şimdi o çıktı ile kaymakamlıktan burs talebinde bulunacak çıkarsa kaydını yaptırabilecek.

Üniversiteyi kazanmak bir dert okuma bir dert kayıt olmak bir dert sınavlar ayrı dert herkes bilgisayarı ana dili gibi biliyor ya o kadar karmaşık yapmışlar sayfaları üniversiteyi kazanan adaylar için üniversiteler anasayfalarına basit adımlar ile nasıl neler yapacağını sisteme nasıl gireceğini ilk kayıt esnasına neler yapması gerektiğini anlatan videolar oda olmadı resimli bir şekilde adım adım yapılacak uygulamaları anlatsalar olmaz değil mi?


Bir de bu kayıt süresi 1 hafta sürüyor harç ücretini yatırdın yatırdın yatıramazsan tüm hayallerine elveda bile diyebilirsin o yüzden kaydınızı bir şekilde yaptırmaya bakın erkenden..

Geçiş

Geçiş dönemlerini hiç sevmem bahardan yaza yazdan sonbahara mevsim dönüşlerinde ruh halim değişiyor birde çok kolay hasta oluyorum.Bu aralar yine böyle acayip bir isteksiz,karamsar,bezgin bir ruh haline dönüşüyorum.


Gündemle ilgili bir sürü şey oluyor,okullar açılıyor ramazan geldi bir sürü yazacak şey varken bir şey yazmaya üşeniyorum bu aralar bol bol Loreena McKennitt dinliyorum.Bir şekilde huzur veriyor her dinleyişimde elf soyundan geldiğine inanmaya başladım.Loreena McKennitt'in resmi websitesine buradan bakabilirsiniz.Resmi internet sayfasında Türkçe seçeneği de mevcut ilgilenmek isteyenler detaylı bilgiler bulabilirsiniz.

28 Ağustos 2008 Perşembe

Google Insights

Google yeni servisini geçenlerde duyurmuştu kelime bazın da detaylı karşılaştırmalı istatistiklere bakabileceğimiz bir servisini duyurdu.Yeniliklere merekalı medyamız da bir anda bu servisin güzelliklerini farkediverdi.

Normalde Google Insights servisi ile çok detaylı araştırmalar yabiliyorsunuz.Mesela cep telefonu ile bilgisayar aramalarını karşılaştırp en çok hangi zaman aralığında ne hangi bölgede aranmış alternatif arama şekilleri ve daha bir sürü bilginin karşılaştırmasını yapabiliyorsunuz.Veya sadece bir ürün veya bir kelime hakkında detyalı bir istatistik sonucuna ulaşabiliyorsunuz.Cep telefonu incelemesinde o kelimenin ne kadar arandığı 2004 yılında ne durumdaydı 2008 yılında hangi konumda karşılaştırmalı analizlerini yapabiliyorsunuz.


Web sitesi olanlar,ticaret yapanlar,ihracat ile uğraşanlar, detaylı inceleme yapmak isteyenler için güzel bir google servisi ama gel gör ki süper medyamız hemen namus bekçiliğine soyunup ilk yapılan arama ile programı çok güzel lanse etmiş oluyor.


Türkiye "porno" aramasında birinci gelmiş dünya ya rezil olmuşuz oluyormuşuz 2008 yılında porno kelimesinde ki istatistikler


Sağlıktan,eğitime bir çok alanda ki istatistiki bilgiler de verilebilirdi ama o zaman ilgi çekmez di bu kadar ülke de en çok ilgi çeken bir kaç şeyden biri cinsellik nede olsa

O değil de bu medya da porno kelimesinde kaçıncı sıradayız diye istatistikleri merak eden kişiler de o grubun içinde olduğunun farkındadır.

Hemen teşhis konuyor porno kelimesinde ilk sıralardayız ya ahlaksız olduğumuz vurgulanıyor.

Bakın islam kelimesi aramasın da Türkiye hiç bulunmuyor ahlaksız olduğumuzu öğrendik zaten birde dinden de mi haberimiz yok acaba medyanın bu işe acilen el atması gerekiyor.

24 Ağustos 2008 Pazar

2008 Pekin Olimpiyatları Kapanış

Bugün olimpiyatların son günü kapanış seremonisi ile birlikte gelecek 2012 Londra olimpiyatlarına kadar bu olimpiyat oyunlarında yaşanan olaylar tartışılacak konuşulacak açılış seremonisinden kırılan olimpiyat ve dünya rekorlarına kadar insanoğlunun kendi limitlerini zorlayabilmesi ve bunun sonucunda istediği başarıyı yakalaması sporcular kadar izleyicileri de mutlu ediyor.Aynı hırsı izleyiciler de bir ölçüde hissediyor gerçekleşmez denilen şeyler yeni rekorlar kırılarak gerçekleştiriliyor.




Azim,hırs,sabır,hız,yetenek,güç,liderlik tüm bu ve daha fazla özellikleri sporcularda görüyoruz ve michael phelps yüzmede rekorlar kırarak olimpiyatlara damgasını vurdu,atletizm de usain bolt'un rekoru kırarken ağzımız bir karış açık izledik inanamadık ama asıl inanılmaz olan ise Rebecca Romero'nun 2004 atina olimpiyatlarında kürek'te yarışıp gümüş madalya aldıktan sonra 2008 pekin olimpiyatlarında bisiklet yarışlarında altın madalya kazanması Natalie du toit'un trafik kazasında bir bacağını kaybetmesi sonucu engelli kalmasına rağmen 2008 pekin olimpiyatlarında yüzmede mucizeler yaratmış masa tenisinde ise Natalia partyka ise 2008 pekin olimpiyatlarında masa tenisinde sağ elinin olmamasına rağmen o da mucizeler yarattı.


Çinin muhteşem açılış ve kapanış seremonisinden sonra bundan sonraki olimpiyatlarda da bu konuda da bir yarış olacak gibi gözüküyor.

22 Ağustos 2008 Cuma

Olimpiyatlar

Pekin Olimpiyatları iki gün sonra sona eriyor peki olimpiyatlarda akıllarda kalan birincisi açılış seremonisisi sonrasında yüzmede michael phelps atletizm'de usain bolt'un kırdıkları rekorlar konuşuldu.İkisi de doğuştan yetenekli biri 22 diğeri 23 yaşında daha çok rekorlar kırılabilir.

Türkiye ise biri altın (Ramazan Şahin) olmak üzere toplamda 7 madalya ile şimdilik 33'cü sırada olimpiyatlarda kırılan rekorlar dışında olimpiyatı düzenleyen Çin ile Amerika arasındaki madalya yarışı da bütün hızıyla devam ediyor.


Altın madalya sayısı baz alınarak normalde sıralama yapılıyor ama Amerikalılar kurnazlık ile toplam kazanılan madalya sayısına göre birinci olduklarını ve başarılı olduklarını iddiaa ediyorlar.Altın madalya sayısı olarak Çin ikinci sırada bulunan Amerika'ya açık fark atmış bulunmakta 16 madalya kadar.

Olimpiyatlarda Türkiyenin başarısız olduğu bir gerçek ve yüksek sesle konuşulmaya da başlandı hatta başarısızlığı Başbakan bile gündemine alıp birşeyler söyledi.Bir başarı elde etmek için sadece söylenmek yetmez doğru düzgün planlı bir çalışma yapılması sporcunun önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor.İki müdürün yerlerinin değiştirilmesi veya görevden alınması oradaki sorunun kaynağını etkilemiyor günü kurtaracak şekilde bir plan yapıldığı zaman daha çok müdür görevden alınır.

Spor akademisine girecek öğrencinin bile neler çektiğini görmek istiyorsanız herhangi bir üniversitenin spor akademisi seçmelerine bakın hatta bu aralar televizyonlarda elemelerde yaşanan sıkıntılar ve zorluklar ekranlara geliyordur.Kaldı ki olimpiyatlara ülkelerinin en iyileri arasındaki yüzlerce sporcu katılyor yani birkaç sene çalışılıp olimpiyatlarda başarı mı bekleniliyor çabuk kendimizden geçen ve çabuk birilerini dar ağcanında sallandıran bir yapımız var


Çin kim ne derse desin muhteşem bir görsel şov ile bir aksilik olmaz ise iki gün sonra olimpiyat kapanışını gerçekleştirecek

21 Ağustos 2008 Perşembe

Google Phone


Google'ın Android  çalışmaları GooglePhone FCC tarafından onaylandıktan sonra 10 Kasım 2008 de duyurulacağı konuşulmaya başlandı.Apple'ın iphone telefonlarına benzer özelliklere sahip GooglePhone'lar baya ilgi çekecek gibi gözüküyor.

GooglePhone'larda bulunması muhtemel özellikler T-blog sitelerinden TmoNews sitesinde  kısaca şöyle açıklanmış;

-Dokunmatik ekran
-3G/WiFi
-Html kapasitesine sahip
-Google entegrasyonu (Gtalk,Arama,Gmail,)
-Youtube
-Google Sokak Görüntüsü ve Haritaları
-Cep Telefonlarındaki Genel  Özellikler (mesaj,telefon)
-3.0 mp Kamera Özelliği
-Video Oynatabilme
-Müzik Player 1Gb Hafıza
-Google Eklentileri
Google Android Demo Videolarına buradan bakabilirsiniz.





Onaylanmamış duyumlara göre Google Sokak Görüntüleme servisi olduğundan dolayı GPS özellğinin olabileceği yönünde söylentiler dolaşıyor.



GooglePhone  çıktıktan sonra İphone ile kıyasıya bir rekabet içine girecek gibi gözüküyor.

17 Ağustos 2008 Pazar

Ekran Körlüğü

Belli  bir süredir Ntv konseptini yeşil ekran olarak değiştirdi.Çevre ve doğal yaşamın korunması ve bilinçli bir şekilde nasıl faydalanılacağı hakkında çok güzel programlar yayınlanıyor.Organik tarım'dan enerji'ye çevre ile alakalı bir sürü konuyu her gün çeşitli programlarda sunuyorlar.Buraya kadar her şey çok güzel bilmediğimiz bir çok şeyi öğrenmiş yanlış bildiğimiz ve uyguladığımız bir çok şeyi daha çok dikkat ederek uygulama şansına sahip olabiliyoruz.

Şimdi asıl sorun şu ki  internet reklamlarında reklam körlüğü hadisesi var devamlı aynı yerde reklamınızı yayınlarsanız belirli bir süre sonunda ziyaretçi orda yayınlanan reklamları göz alışkanlığı olduğundan dolayı reklam etkisini kaybediyor.Yayınlan reklamı görmemeye başlıyor ve yayınlanan reklamın orada yer kaplamaktan başka bir anlamı olmuyor.


Şimdi bu olayı ekran için düşünülünce aynı durumun olma ihtimali çok yüksek oluyor.Yeşil Ekran uygulaması çok güzel bir şey ama belirli bir süre sonunda ekran körlüğü gibi birşey başlayacak daha önce ilgiyle izlediğim yeşil ekran ile ilgili programları es geçmeye başladım.

Bir anda yoğun olarak bir konu hakında yapılan çalışmaların yayınlanması mı daha iyi yoksa ara ara yayınlanmasımı daha etkili olur bilemiyorum onun çalışmasını yapmışlardır diye düşünüyorum.Bana göre ara ara yayınlanması veya en azından belirli bir süre içeriği değiştirip sonra tekrar devam etmesi daha etkileyici olabilir diye düşünüyorum.

13 Ağustos 2008 Çarşamba

Olimpiyat Ruhu

Her gün aynı film'i seyretmekten bıkmadınız mı? Her başarısızlığın ardından bir kılıf yaratmaktan?Malum Olimpiyatlar başladı ve Türk Olimpiyat Takımı başarısızlıktan başarısızlığa koşuyor.Sporcuların sakat sakat yarışmalara sokulması ayrı bir sorun yüzme branşına sporcu yetiştiremediğimizdenmidir nedir Derya Büyükuncu'yu 5 kez yarışlara sokuyoruz.

Bu büyük hezimetten sonra mı gerekenler yapılacak o gerekenler de bir iki kişiyi görevden almak mı olacak.Milletimiz genç nüfusa sahip teranesi durmadan söylenir ama olimpiyatlara doğru dürüst sporcu yetiştiremeyiz.Özel okullar haricinde gidin devlet okullarını gezin beton zemin üstüne dikilen iki pota haricinde kaç ilkokulda lisede spor için bir ekstra çaba harcanmış yeterli yatırım yok bir plan yok ondan sonra başarı bekle küçük yaşta spora başlamış gençlerin gelecek kaygısı taşıyarak bir yerlere gelmesini bekliyorsun birde içlerinden yetenekli olanlar var ise onların ekstra bir çaba harcaması söz konusu oluyor yeterli destek,imkan,burs,gelecek kaygısı taşıyarak o yetenekli sporculardan  birşey beklemenin anlamı yok.


Günü kurtarmak için dışardan devşirme sporcu getirtip onlardan başarı bekleriz.Madalya sıralamasında 31.ci sıradayız şimdilik başarısızlığı kabüllenmeyi bırakın yağ gibi su üstüne çıkmak için bahaneler uyduruluyor.2012 olimpiyatlarını bırakın 2016 hedefleri için bir plan bir çalışma bir takvim bir sistem belirlenmişmidir acaba 1000 sporcu belirlenip maaş bağlanarak olimpiyatlara hazırlanılacakmış olimpiyat ruhunu hem sporcuya hem ülkendeki seyirciye aşılayamadıktan sonra gerisi boş

Herşeye rağmen olimpiyatlar baya güzel geçiyor rekor üstüne rekorlar kırılıyor nede olsa biz Gelişmekte Olan Bir Ülkeyiz normal karşılamak gerek bu tarz şeyleri dimi...

10 Ağustos 2008 Pazar

Soykırım

Bir yandan Olimpiyat ateşi yakılıyor diğer yandan savaşın fitili ateşleniyor.Bir yandan barış,kardeşlik,dostluk,fair play, vurgusu yapılıyor binlerce insan bir bütün olup mükemmel bir gösteri yapıyor.Diğer yandan Rusya-Gürcistan savaşı başlıyor ve binlerce insan hayatı yok oluyor.

Anlaşılan o ki bu coğrafya da yaşayan insanların hayatı üzerine dönen oyunlar ve ülke çıkarları adı altında yapılan soykırımlar devam edecek anlaşılan o ki  biri bitmeden ötekisi başlayacak.Binlerce insan ölüyor,yaralanıyor,evsiz yurtsuz kalıyor binlerce insanın çığlıkları yankılanıyor.

Artık o kadar sıradan olmaya başladı ki içerde dışarda bu coğrafyada o kadar çok ölüm haberleri, bombalama haberleri,savaş haberleri yayınlandı ki artık sıradan bir şeymiş gibi tepki veriyor insanlar.

Binlerce insanın ölümünden çok o  bölgede kullanılan bombaların yeni olduğunun altı çiziliyor ve özellikleri ballandırıla ballandırıla anlatılıyor.

Kaç insanın gelir düzeyinin yükselmesi için bu binlerce insan feda ediliyor.Kaç yatırımın devam etmesi için bölgede savaşlar başlatılıyor.

Üç gün sonra unutulacak bu savaş ve ölen insanlar bu iğrençlikler bir sonraki olaya kadar böyle devam edecek...

9 Ağustos 2008 Cumartesi

2008 Pekin Olimpiyatları



Dün muhteşem bir açılış töreni ile Pekin 2008 Olimpiyatları başladı.3,5 saat süren açılış töreninde Çin tarihi görsel şovlar ile tanıtıldı.Olimpiyat tarihinde ilk kez 3D teknolojiden'de faydalanılarak muhteşem bir açılış töreni yapıldı.Açılış töreninde binlerce insan  Çin'in dünya tarihine katkılarının anlatıldığı şovu büyüleyici bir etki bıraktı bende.

Pusuladan baruta uçurtmadan çin seddine kadar çin tarihini muhteşem kareografiler ile anlatıldı.Pekin 2008 Olimpiyatları için 110 dakikalık özel müzikler yapılmış gösteride  yürüyüş yolu boyunca ayak izi şeklinde havai fişekler atıldı gökyüzünde bir dev adım atıyormuş gibi bir izlenim bırakıyor insanda





 



Açılış töreninde beni en çok etkileyen binlerce insanın muhteşem bir uyum içinde sergiledikleri gösterileriydi.



Türk Olimpiyat Takımı hakkında detaylı bilgileri buradan öğrenebilirsiniz İlk madalyamızı da bugün almış bulunmakayız.Sibel Özkan 48kg halter de gümüş madalya kazandı.

7 Ağustos 2008 Perşembe

Rektor Atamalari

21Üniversitenin Rektörleri değişti ve tartışmalar alevlenmeye başladı.Neden en çok oy'u alan retör adayları seçilmedi de ikinci üçüncü sıradaki rektör adayları seçildi diye medya'da boy göstermeye başladılar hatta protesto ettiler bazıları üniversitelerin ilgili kurullarından istifa ettiğini açıkladı.


Daha önce olduğu gibi sisyasi görüşlerine göre atamalar yapılıyor nasıl ki bir prof (profesör ) kendi asistanını seçerken siyasi görüşünü ön planda tutarak seçiyor ise bir rektör adayı'da kendi siyasi görüşündeki kişileri etrafına topluyor. 



Bir aday rektör oluyor sonrasında kendi gidiyor eşi rektör oluyor o olmaz ise dostu,halefi veya işaret ettiği kişiyi aday gösteriyor babadan oğula geçen krallık gibi sistem işliyor.Sistem o kadar çarpık ki sistem kendi içinde küçük gettolarını kuruyor.

Abdullah Gül gibi birinin Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturamayacağı varsayımı ile hareket edildiğinden dolayı sistemin takır takır işlediğini varsayılıyordu.Abdullah Gül Cumhurbaşkanı adaylığı sırasında en çok tepkiyi gösteren kesimlerin başında Rektörler vardı en büyük korkuları kendilerinin yerinden edileceği korkusuydu.


Çünkü sistem kendilerinin izin vermediği hiç kimsenin Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturamayacağı prensibi üzerine kuruluydu.A.Necdet Sezer ikinci üçüncü hatta son sıradaki adaylardan birini rektör yapsa bir sorun olmazdı ama Abdullah Gül ikinci üçüncü sıradaki birini seçince işin rengi değişiyor.


Ardı ardına sözde istifalar başlıyor sen senatodan istifa etmesen zaten yeni gelecek rektör seni oradan şutlayacak sistemi ona göre etrafındaki adamlara göre kurmuşsun ben rektör olursam sen dekan sen senato üyesi olacaksın diye belirlemişsin

Biz istifa ediyoruz çünkü demokratik bir süreç işlemedi,ben seçilmedim çünkü laikim ben seçilmedim çünkü hükümete karşı durdum.

Madem Üniversiteler özerk kurumlar o zaman yeni bir sistem belirlensiniçinde her üniversite kendi içinde akademik üyeleri tarafından seçilsin yard.doç,doç,prof olanlar değil öğretim elemanları hatta üniversite öğrencileri bile oy kullanabileceği bir sistem geliştirilsin o zaman böyle saçma sapan tartışmalar olmaz babadan oğula geçer gibi sistem işlemez.

Bu çarpıklık devam ettiği sürece her atamada sorunlar devam edecektir...

6 Ağustos 2008 Çarşamba

Weblebi'de Kapandı


Bir kaç ay önce altivi sitesinin 35 çalışanı çete  suçlaması ile gözaltına alınmış ve altivi sitesi faaliyetleri durdurulmuştu bu konuyla alakalı bir yazı yazmıştım.E-Ticaret sitelerinin başarısız olanlar kervanına Weblebi e-ticaret sitesi de eklenmiş bulunuyor.


Sitesinin ana sayfasında iflaslarının nedenlerini açıklamaya çalışmışlar ama son zamanlardaki memnuniyetsizlik ve parasını geri alamayan müşterilerin ardı ardına şikayetlerine yeterli bir açıklama olmuş olurmu bilemiyorum.


Ama Türkiye'de ki kullanıcı sayısı toplamı 20-25 milyona ulaşmış  iken ve bu kullanıcıların 1 milyon'u kadarı alış-veriş sitelerini kullanırken böyle ardı ardına yaşanan olumsuz olaylar alış-veriş yapacak kişileri ne kadar etkileyecek zaman gösterecek.

Daha önce de söylemiştim bir kere kötü bir olay lanse edilirse ardı arkası gelir diye insanların kafasında internetten alış-veriş yapmak ile dolandırılmak aynı anlam taşımaya başlıyor gibi çok yazık.

2 Ağustos 2008 Cumartesi

Kapatiyoruz...

Sanal dünyanın özellikle günümüz teknolojisi alt yapısı ile internetin sahte dünyalar yaratıldığı insanların kendilerini geliştiremedikleri kitap okumadıkları yeterince sosyalleşemedikleri ve o sanal dünyanın bir öneminin olmadığı vurgusu yapılıp değersizleştirilmeye çalışılıyor.Diğer yandan internetin önlenemez yükselişi ve kontrol altında tutulamayışı en büyük problem olmaya başlıyor ve bu kontrol altında tutamayış beraberinde çok büyük problemleri ortaya çıkarıyor.

Türkiyede ki medya bir şekilde kontrol altında tutulabiliyor bazı olaylar,görüntüler,kayıtlar yayınlanmıyor veya yayınlanamıyor.Bireysel kullanıcılar internetin sağlamış olduğu özgürlüğün farkına varmasıyla  işin rengi değişmeye başladı sosyalleşmenin tanımı değişti sosyalleşmenin boyutları değişti.


İlk akla gelen youtube kapatması ile ardından diğer kapanan wordpress,dünyanın en büyük  toptancıların bir arada olduğu ticaret sitesi Alibaba korsan içerik var diye şikayet edilerek kapatılmaya çalışılan ama yanlışlıkla bir harf hatası yüzünden başka bir sitenin kapanmasına neden olunan dünyanın bir numaralı  film arşivinin yer aldığı site imdb Türkiyede en bilinen kapatılıp açılan  eksisozluk ve bugün rss'de okuduğum DailMotion video paylaşım sitesi'de kapatılmış (proxy ayarlarımdan dolayımı nedir ben giriyorum ) bu sitelerin ortak özellikleri büyük bir sosyal kitlenin bulunduğu siteler.

Özellikle Video Paylaşım sitelerinin tek kapatılma nedeni Atatürk'e hakaret değil medya da yayınlanmasını istenmeyen videoların video paylaşım sitelerinde yayınlanmasıdır.DailyMotion sitesinin kapanma nedenlerinden biri de budur Youtube sitesinden sonra kullanıcılar başka bir video paylaşım sitesine doğru yönleniyor sonra orası da kapatılıyor.Alexa Türkiye sıralamasında ilk 100'deki sitelere bakıldığında 10-15 tane video paylaşım siyesi yer alıyor dikkat çeken başka bir şey ise bu  kapatılan sitelere girilmesini sağlayan 5-6 tane proxy sitelerin yer alması OpenDns,ktunnel,vtunnel sıralamada dikkat çeken proxy siteleri yani siteleri kökten kapatamıyorsan kullancı bir şekilde girmek istediği siteye girecek eğer kullanıcı o siteye giremiyor ise o site benzeri başka bir siteye yönelecek yani internetteki kullanıcıları kontrol edemezsiniz.


Başta youtube olmak üzere şiddet,küfür,ırkçılık ve evrensel suçları şikayet edildiğinde gerekli işlemler yapılıyor kaldı ki bir suç işlenmiş ise ve gerekli şikayetler sonucunda gerekli işlemler yapılmıyor ise ilgili linkin bulunduğu sayfaya yasak koy tüm siteye neden yasak koyuyorsun sebep olarak Atatürk'e hakaret olduğunu söylüyorsu gösteriliyor videolarda DailMotion'u kapatmak çözüm değil proxy siteler ile giremiyor ise Metacafe  sitesine yönlenecek orası kaparnırsa 100 lerce benzer site var onları deneyecek


SİTE KAPATMAK ÇÖZÜM DEĞİL.....

1 Ağustos 2008 Cuma

AKP Kapatma Davasi

Ne olduysa nasıl olduysa bir anda rüzgarın yönü değişti ötekileşenlerden biri güçsüzleşti ve geri adım atmak zorunda kaldı. AK Partideki üst düzey yöneticisine kadar herkes partinin kapatılacağına inanmışlardı.Yapılmayan savunmadan bir an önce ne olacaksa olsun tavrı ile olayın sonuçlanmasını isteyen bir davanın sonucu AK Partinin kapanmaması yönünde oldu.

Nitelikli çoğunluk sağlanamadığından dolayı parti kapatılmadı.Anayasa Mahkemesinin 11 üyesinden 6'sı kapansın yönünde oy kullanmış 4 kişi kapanmasın ama para cezası verilsin 1 kişi de kapanmaması yönünde oy kullanmış ve nitelikli çoğunluk sağlanamadığından dolayı parti kapatılmaktan kurtulmuş oluyor.

AK Parti ya suçludur laikliğe karşı odak olma suçunu işlemiştir yada değildir bunun ikisinin ortası olması gibi bir durum nasıl olabiliyor.Laikliğe karşı odak olmanın ölçüsü nedir?Laikliğe karşı az odak olmak çok odak olmak gibi yeni icatlar mı çıkarılıyor?

Karar açıklanırken böyle sorunların bir daha olmaması ve siyasi partilerin kapatılmasının zorlaştırılması için gereken değişikliklerin yapılması ve bunun bir şekilde siyaset arenasında halledilmesi gerektiği söylendi.

Karar açıklandıktan sonra bir taraf işte demokrasi diğer taraf  bu bir uyarıydı bir daha ayağını denk almaz isen olacakları gördün ipin bizim elimizde diye bu kararı tartışmaya başlandı.Hala laikliğe  karşı odak olduğu ama yeterli derecede karşıt olmadığından kapatılmadığı söyleniyor.


Davanın başlangıcı ilginçliklerle dolu sonucu ayrı bir ilginçlikle dolu bir şekilde siyasi partiler kanununu değiştirilmesi gerekiyor AKP hükümetinin üzerinde hala bir şüphe olduğundan erken seçim ile yeniden seçilip gerekli değişiklikleri yapması gerekiyor yeni kurulacak hükümetin AB yolunda tüm yapılması gereken değişiklikler yapılması ve yoluna devam etmesi gerekiyor. Yoksa daha çok böyle krizler yaşarız.

 Gelecek haftaya kadar AK Partinin kapatılması davasının sonucu üzerine tartışmalar dönüp durur ondan sonraki gündem Ergenekon iddianamesinin delilleri (cd'ler,belgeler,evraklar) avukatlara dağıtılacakmış haftaya bol bol Ergenekon soruşturmasının detayları işlenecek medya'da şimdiden medyanın etik ve ahlaklı olması yönünde çağrılar başladı.

Jenerik İsim

Geçtiğimiz günlerde Godaddy  aracılığı ile .me uzantılı domainler satışa çıkartıldı ve aylar öncesinden rezervasyon yaptırıp ekstra ücretler ödenerek jenerik isimleri almaya öncelikli hak kazanılıyormuş sonradan örendim  jenerik domain isimlerin çoğu alınmış ben de gaza gelip ping.me,love.me,feed.me gibi jenerik isim alabilmek için ilk gün balıklama daldım.







Jenerik isimlerin çoğu alındığından dolayı bir umut devamlı ingilizce isim arattırıp almaya çalışıyordum.

 Jenerik bir  isim buldum derken yanlışlıkla bir harf fazla yazdım ve alan adını aldım.Hatalı alan adını aldığımı fark ettiğimde sinirlendim iptal ettirip jenerik ismi almaya çalıştığımda o alan adının premium sınıfta olduğunu öğrendim.Neyse sağlık olsun 2 yıllığına benim oldu alan adı.Domaini (alan adını) aldıktan sonra Sedo'ya park ettim şimdilik bir anlık gaza gelme sonucu kendimi domaini sedo'ya park ederken buldum.



İlerki günlerde bir fikir veya proje olursa bir şekilde değerlendiririm.Alan adını sedo'ya park ettirdim ama tam bir fikir sahibi değilim sedo hakkında  Türkçe kaynaklara baktığmda genelde aynı şeyler yazıyor.

29 Temmuz 2008 Salı

Güngören Katliamı

Hain bir saldırı oldu 17 kişi hayatını kaybetti.Kaos,karmaşa,korku insanlar ne yapacağını şaşırmış vaziyette oradan oraya koşuşturuyor ama ilk dakikalardan itibaren aslan medyamız patlamalardaki dayanılmaz görüntüleri tekrar tekrar yayınlayarak ne kadar başarılı olduğunu bizlere kanıtlıyor ardından hiç bir örgütün üstlenmediği patlamayı tarafsız bir şekilde PKK'nın yaptığını duyurarak komplo teorisi seven insanların komplo teorileri üretmelerine gerek olmadığı çünkü ailemizin  medyası bizim için bunu yerine getirmiş oluyor.

Ertesi gün bir kişinin patlamayı cep telefonuna kaydetmesi ve bunun medyada yayınlanması sonrasında parlak bir zeka ile terör'e lanet mitingi düzenleyelim diye muhalefetin parlak fikrini söylemesi ve bunun gibi bir çok olayın ardı ardına yaşanması ölen onca insanın ardından ne söylenir ki...

Bu hain saldırıyı gerçekleştiren terör örgütünün istediği şekilde katkıyı sağlayan medyamıza teşekkürü bir borç bilirim.

Daha fazla insan ölmemesi için ya yayın politikanıza çeki düzen verin ya da timsah gözyaşlarını dökmeyin...

26 Temmuz 2008 Cumartesi

Ergenekon ve Korku

Neden komplo teorilerini sevdiğimiz ve her türlü olayda bir komplo teorisi üretme paranoyası ile yaşadığımız gerçeği ikide bir söylenir?.Nüfusun büyük bir çoğunluğu komplo teorisi üretiyor ise ya o ülkede bir çarpıklık var ya da o ülkede yaşayan insanlarda bir sorun var.Ergenekon iddianamesini mahkeme kabul etti ve 20 ekim'de dava başlamış olacak hukuksal süreç ne kadar sürecek bilinmiyor.

Ergenekon ile ilgili bir çok haber okudum doğru yanlış bir sürü şey yazılıp çizildi ama dikkatimi çeken bu örgütün amaçlarından birinin korku yaratarak halkın sorgusuz sualsiz her şeyi kabul etmesini sağlamak olduğu yönünde söylenen şeylerdir.

Neden komplo teorileri ürettiğimizin ve neden komplo teorilerini sevdiğimizin nedeni korkuyu içimize sindirmiş olmamızdır.


Ergenekon iddianamesine bakıldığında;

Bu suçlar arasında, 2813 Sayılı Kanuna Aykırılık, 2863 Sayılı Yasaya Muhalefet, 327/1 maddesindeki suç ile Devletin Savaş İmkanlarının Tehlikeye Sokulması, 6136 sayılı yasaya aykırılık dışında, sayılan 38 suçun arasında şunlar yer aldı: Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme, Üye Olma, Adli Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs, Devletin Güvenliğine İlişkin Belgeleri Tahrip Etme, Amacı Dışında Kullanma, Hile İle Alma Çalma, Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Etme, Hukuka Aykırı Olarak Kişisel Verileri Kaydetme, Kasten Yangın Çıkarma, Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Bir Kişiyi Öldürme, Silahlı Terör Örgütlerine Silah Sağlama, Tasarlayarak Öldürme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne Karşı Silahlı İsyana Tahrik Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, İzinsiz Olarak Ateşli Silah ve Mermileri Ülkeye Sokma, İmal Etme Nakletme Satma

Hala ergenekon örgütünün olmadığına bunların hepsinin hayal ürünü olduğuna ve yargılanan kişilerin tanınmış saygın isimler olduğu için böyle bir şeyin olmayacağına bunun AKP hükümeti tarafından tezgahlandığına inanan bir kesim var.

İnsanın aklında hiç mi şüphe olmaz işte bunu sorgulayan çok güzel bir yazı yazmış Ahmet Altan sorusu gayet sade ve açık

 "Neden Susurluk’a karşı çıktınız da Ergenekon’u savunuyorsunuz"

İddianamenin özetini buradan okuyabilirsiniz

 İddianamenin tamamına buradan  sayfa sayfa fotoğraflarına  bakabilirsiniz


1-400. SAYFALAR  / 401.800. SAYFALAR

801-1200. SAYFALAR   / 1201-1600. SAYFALAR

1601-2000. SAYFALAR / 2001-2455. SAYFALAR

24 Temmuz 2008 Perşembe

Google Knol

Google Knol Beta olarak hizmet vermeye başlamış bugün  yaklaşık 5-6 ay kadar önce duyurulduğunda Google hesabımla girip incelemiştim.Bugün beta olarak duyurulan Google Knol kısaca Wikipedia benzeri bir oluşum olarak adlandırılabilinir.

Ama Wikipedia  Ansiklopedisi oluşumundan biraz daha farklılıklar önde çıkıyor.Wikipedia'da yazdığınız bir yazıyı bir başka yazar düzeltebiliyor,değiştirebiliyor hatta silebiliyor.Özgür bir ortamda özgün içeriklerin yazıldığı bir ansiklopedi ortaya çıkıyor.



Knol'da ise sizin yazdığınız bir yazıyı başka bir kullanıcı silemiyor,düzeltemiyor aslında bu değişiklikleri yapabiliyor ama sizin onayınız olmadan o değişiklik yayınlanmıyor sizin yayınlamış olduğunuz yazılar siz izin verdiğiniz sürece orada değişiklik yapılmadan duracaktır



.Bir başka Wikipedia'da yazdığınız yazılar GNU kapsamındadır ama Knol'da yazdığınız yazıların telif hakkı size aittir.Wikipedia'da yazdığınız yazılardan ücret kazanamazsınız ama Adsense hesabınız var ise Knol'da yazdığınız yazılardan para kazanabilirsiniz.



Bu karşılaştırmaların dışında Knol'a gerçek isim ve soyisim ile üye olabiliyorsunuz  daha doğrusu hesabınızın size ait olduğunu kanıtlamak için bir dizi işlem yapmanız gerekiyor şimdilik Amerikada yaşıyor iseniz hesabınızı telefon veya kredi kartınız  ile onaylatıyorsunuz.Onun dışında şimdilik onaylatma işlemini yapamıyorsunuz aslında sadece Amerikalı yazarların hesaplarının onaylanması olayı saçma gibi duruyor zaten Google hesabımız ile giriş yapıyoruz orada neredeyse tüm bilgiler mevcut beta aşaması olduğundan dolayı  büyük ihtimalle Amerikada deneme sürecinden geçicek fazla problem olmasın diye de böyle bir uygulama yapılmış olabilir.



Google'ın bazı uygulamalarını sınırlı tutup diğer kullanıcılara açmaması sinir bozucu bir şey Google Checkout 'da satış yapabilmeniz için İngiltere veya Amerika'da yaşıyor olmanız gerekiyor.Bunun gibi bir kaç uygulaması daha var.



Knol yazılarınızı yayınladığınızda yazarın ad ve soyadı linklere ekleniyor ve bunun suistimal edilebileceği söylenmeye başladı bile

Football Tycoon 2

 

Geçen gün Ntvspor'un Football Tycoon oyununu oynamaya başladığımdan bahsetmiştim.Mahalli liglerdeki maçlar bitti ikinci olup Amatör yeni bir ligde maçlarım devam ediyor arada maçları unuttuğumdan dolayı son 3-4 gündür devamlı yeniliyorum.



Taktik yok,antrenman yok bir de dikkatimi çeken bazen bir futbolcu inanlımaz olaylar yapabiliyor 2 sarı 1 kırmızı üstüne sakatlanma zaten bir de ceza alıyor 10 gün sezonu kapıyor neredeyse şu antrenör puanı olayına çare bulmazlar ise iyice sıkıcı bir hal almaya başlayacak.

Bu arada football tycoon  ekskik kalan yönlerini detaylı futbolcu analizi yapmak ve futbolcular arasında detaylı karşılaştırma yapmak için bir site kurulmuş detaylı inceleme yaptığınızda hangi futbolcunun nerede nasıl oynayacağını veya futbolcunuzu yanlış bir mevki'de oynattığınızı görüp ona göre düzenlemeler yapabilirsiniz.



Son iki maçım berabere bitti taraftar sayım 1000 kişi artmış demek galip gelmiş olsam neler olacak bu istikrar ile milyonların sevgilisi bir takım ortaya çıkacak sanal da olsa :)

22 Temmuz 2008 Salı

Adsense Alternatif



Adsense refferer olayını ağustos ayında yayından kaldıracağını duyurmasından sonra alternatif  reklam arayışları aranmaya başladı.Gerek adsense reklamlarına alternatif yöntemler gerek alternatif referans durumları araştırılmaya başlandı.İlk önce adsensenin referans olayından sonra yeni referans yayın için microsoft'u deneyebilirsiniz.İndirilen her microsoft ürünleri için belirli bir ücret ödenecekmiş.







Ayrıca Nahnu.org 'da gördüğüm adsense'ye alternatif reklam yayınlama yöntemi olarak Bidvertiserin Türkçe siteler için destek vermeye başlamış bende üye oldum.Adsense gibi reklamları yayınlayabiliyorsunuz ve ayrıca bir başka yayıncı kişiye referans olarak bir şeyler kazanabiliyorsunuz.



Unutulmaması gereken en önemli şey sitenizde adsense yayını yaparken bidvertiser reklamlarını yayınlamayınız.Adsense ile birlikte Bidvertiserin ikisi birlikte yayınlanmaması yönünde bir kaç yazı okudum.



Benim referansım ile üye olursanız belki birşeyler kazanabilirim ben de BidVertiser üye olun sitenizden para kazanmaya başlayın siteye girip üyelik işlemleri için formu doldurduğunuzda ödemenin yapılacağı paypal adresinizi ekliyorsunuz.Minimum 10$ olunca paypal hesabınıza paranızı transfer edebiliyorsunuz.



Eğer paypal hesabınız yok ise buradan üyelik işlemlerini başlatabilirsiniz.Paypal yaklaşık 8-9 aydan beri Türkiye'ye ödeme yapıyor paypal hesabınızdaki paranızdan 5$ komisyon ücreti kesildikten sonra paranızı kendi hesabınıza aktarabiliyorsunuz.Paypala üyelik için resimli olarak üyelik işlemlerine bakmak için buraya bakabilirsiniz

20 Temmuz 2008 Pazar

Diş Ağrısı



































Bir haftadır diş ağrısı ile uğraşıyorum ilk önce hiç önemesemedim ağrı kesici ile geçiştirdim bir iki gün çok az bir ağrı vardı ama en sonunda gece başlayan ve sabaha kadar süren dayanılmaz ağrı yüzünden ne yapacağımı şaşırdım.



Tuzlu su ile yüzlerce kez ağzımı gargara yaptım ağrıyı hafifletmek için 5-10 dakika ağrı kesiliyor sonra yeniden artıyordu.



Ağrı kesici,alkol evde gece yarısı ne var ise denedim ama en sonunda sabah oldu ve dişçiye gidip dişi çektirdim.



Diş ağrısı gibi berbat birşey yoktur galiba yaşanılan acıyı anlatmak imkansız gibi birşey eğer sizin de dişiniz ağrımaya başlar ise ilk önce tuzlu su yöntemini deneyebilirsiniz ama vakit kaybetmeden dişçinize başvurun.

14 Temmuz 2008 Pazartesi

Öss 2008

Öss 2008'de dereceye girenlerin bir önceki sene de öss sınavına girip derece yapmış kişiler olması ve bu sınava giriş yapmalarını sadece  vaad edilen ödüller için olduğunu açıklamalarından sonra eğitimde olan çarpıklığı görmeyip direk dersaneler nasıl ödül verir bu öğrenciler nasıl  sınav skorcuğu yapar diyerek feryat etmenin anlamı yok ki üniversiteyi eğitiminin geliştirmesi için bir yer olmaktan çok hayatının kurtulması için tek çıkış yol olduğu liseye  gelen her öğrencinin kafasına bunu yerleştirirseniz olacağı bu olurdu.

Birinci olan çocuklar ne yapsın onlara söylenen yapılması istenen şeyleri en başında yapmış oluyorlar hatta üniveriste sınav sisteminin saçmalığını  bir çeşit protesto olarak bile algılanabilinir.Eğitim sistemi daha çok tartışılacağa benziyor bu arada Genç Siviller II.Geleneksel Genç Siviller ÖSS Kitapçığını yayınlamışlar.Gülsem mi ağlasam mı ne yapacağımı şaşırdım soruları okurken sorulardan bazıları;

SÖZEL BÖLÜM



1. ‘Kendisinin hapishaneye, heykelinin tımarhaneye konulduğu bir ülkede .................. nasıl yetişsin!’ cümlesinde boş bırakılan yere cümlenin akışı ve anlam bütünlüğü bakımından aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?



a) Tek parti özlemiyle yanıp tutuşanlar

b) Ekonomik kriz çıksa da faizden yolumuzu bulsak diyenler

c) Halka rağmen iktidar olmak isteyenler

d) Hem herşeyi en iyi bilen hem de demokratik olabilen cuntacılar

e) Düşünen Adam



2. Aşağıdaki cümlelerin hangisini söyleyen kişide anlama bozukluğu vardır?



a) Türkiye demokratik bir hukuk devletidir, bu nedenle darbe olamaz.

b) Darbeler anayasamıza aykırıdır, bu nedenle darbe olamaz.

c) Darbeler evrensel hukuk kurallarına aykırıdır, bu nedenle darbe olamaz.

d) Darbeler üçüncü dünya ülkelerinde olur, bu nedenle Türkiye’de olamaz.

e) Hepsi



3. Diyarbakır’da sarı - kırmız - yeşil renklerinin yan yana gelmesi yasaktır.

Bu doğrusal önerme gereğince aşağıdakilerdan hangisi mümkündür?



a) Diyarbakır manavlarında limon, domates ve hıyar yan yana dizilebilir.

b) Trafik ışıkları aynı anda yanabilir.

c) Sarı elbiseli bir kadın karpuz kesebilir.

d) Sarılık olmuş bir çocuk Diyarbakır Spor forması giyebilir.

e) Hiçbiri
Sözel Bölüm Devamı

SAYISAL BÖLÜM

Lütfen 2 ve 3. soruları aşağıdaki bilgiye göre cevaplayınız.



Tuzla Tersanesinde çalışan Ahmet bir işi 3x saatte, Mehmet ise aynı işi 2x saatte bitiriyor. Ancak Ahmet’in muhtelif bir iş kazasına uğraması ve Mehmet’in de yine olası bir patlama sonucu yaralanmasıyla iş yarım kalıyor.



2. Buna göre tersanedeki işin bitirilmesi için kaç işçinin daha kazaya uğraması gerekmektedir?



a)
Haftada 3 işçi

b) Ayda 5 işçi

c) Her gün 1 işçi

d) Hepsi

e) Medya ölümleri abartıyor



3. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın kaza olması durumunda ‘Bu ölümler gemi sanayimizi çekemeyen dış güçlerin bir komplosudur’ deme olasılığı kaçtır?


 9. Bir kız öğrenci 19 Mayıs Stadyum Töreninde ‘Atam izindeyiz’ yazan bin kişilik fon grubu içindedir. ‘İzindeyiz’ kelimesinin ikinci ‘i’sinin noktasının sol üst köşesini gösteren plakayı tutmak için güneşin alnında 4 saat 53 dakika ayakta dikilerek; ömrü boyunca yapması gereken cumhuriyet bekçiliğinin ne kadarını tamamlamıştır?



a) % 0,17

b) % 1,4

c) % 0,09

d) % 1,008

e) % 2,63

Soruların Devamı İçin Buraya Bakabilirsiniz

12 Temmuz 2008 Cumartesi

Nanoteknoloji

Medya'da tartışma programlarında haberlerde gazeteler'de satır aralarında Ergenekon operasyonunun başlamasına neden olan el bombalarının  imha edildiği söylenip duruyor.
Daha önce de söylemiştim ama ne emniyetten ne de başka bir yerden bir açıklama da yapılmıyor.Bir kişi de demiyor ki kardeşim nanoteknoloji çağındayız Kriminal Polis Laboratuvarlarımız var el bombasının her türlü ayrıntısını inceleyip rapor haline getirildikten sonra incelemesi yapılan bombanın bir öneminin kalmayacağını imha edilse bile sonuçların %100 olarak doğru bir şekilde incelendiğini söylemesi gerekiyor.

Bu da gösteriyor ki Teknoloji Bakanlığı gibi bir oluşumun kurulması gerektiği ortaya çıkıyor çünkü böyle bu ve buna benzer bir olayda önemsenmeyen ve medyada sıklıkla dillendirilen bu tarz şeyler soruşturmaya olan güveni zedelemeye yetiyor.

Bir yandan hızlı bir şekilde teknolojik gelişmeler yaşanıyor ve bir yandan da teknolojinin gelişiminden bihaber olan bir çok insan var ve bu gelişmeleri duyuracak bir mercii yok

Bir olay oluyor teknolojiden bi haber kişiler başlıyorlar feryat etmeye deliller karartıldı o oldu bu oldu bu soruşturmaya gölge düştü şimdi böyle bir bakanlık olmuş olsa gerekli açıklamayı yapsa hem halk hem teknolojiden bihaber fertayçı başımız yararlanmış olurdu.

9 Temmuz 2008 Çarşamba

Google Lively




Google'ın beta olarak hizmete sunduğu Lively  second life'ın yanına yaklaşamasa bile benzeri   3d üzerine kurulmuş bir oluşum zamanla second life'daki ortam ve karakterler gibi çok ince detaya kadar düşünülmüş bir ortam yaratılabilinir mi zaman gösterecek ama bir anda popüler bir ortam yaratacağı kesin facebook gibi Türkiyede popüler olur mu? bilemiyorum.



Google Lively olayına gelince Google gmail  hesabınızla sisteme giriş yapabiliyorsunuz sisteme devammlı giriş yapabilmek için lively download etmeniz gerekiyor.

Lively'de ister karakterinizi avatarınızı ayarlayıp kurulmuş odalarda 3d olarak chat yapıyorsunuz isterseniz kendi odanızı kurup arkadaşlarınızı sisteme davet edip chat yapıyorsunuz.

Kendinize ait odanızı kurmaya başladınız ve menüden çok kolay bir şekilde odanıza yeni eşyalar ekleyebiliyorsunuz tablo,kilim,vazo,koltuk saksı gibi bir çok şey ilave ediyorsunuz.

Related Posts with Thumbnails
 
Go To Top