Blogger Ana Sayfa İletişim Adresi Abonelik

20 Aralık 2008 Cumartesi

Gecmis

Gündem bir anda rengarenk gökkuşağı gibi oldu.Kimine göre aydın kimine göre aydın bile olamayacak kişilerin başlatmış olduğu ve sanal ortamda devam eden malum kampanya Özür Diliyoruz her ne olursa olsun istenilen şekilde ses getirdi.
1915'te Osmanlı Ermenileri'nin maruz kaldığı Büyük Felâket'e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor.
Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.


Şimdiden 15 bin kişinin imzası ile bir adım atılmış oldu.İnsanların çekincesi olmasa belki daha fazla kişi destekleyecek ama bir şekilde korku toplumu içinde yaşadığımızdan dolayı insanlar adım atmaya çekiniyor.

İnsanların kişisel olarak bile bir adım atmasına tahamül edilemiyor.Cumhurbaşkanı;
Türkiye’de özgür ve demokratik bir ortam yaşanıyor, canlı bir tartışma var. herkes kendi fikrini beyan etmekte serbesttir.

şeklindeki açıklamaları sonrasında CHP izmir milletvekili Canan Arıtman'ın söylemiş olduğu
Gül’ün bu kampanyayı desteklediği görülüyor. Gül, cumhurun yani Türk milletinin Cumhurbaşkanlığı’nı yapsın, etnik kökenin değil" dedi. Arıtman, Cumhurbaşkanı ile ilgili sözlerini "Gül’ün anne tarafından etnik kökenini araştırın görürsünüz.
bu sözlerden sonra Canan Arıtman için söylenecek söz tek cümle ile "ırkçılık kokan hareket bunlar"

Başbakan bir yandan bu olayı Tarihçiler araştırsın tartışsın diyor diğer yandan bu soykırımı yapanlar imzayı atan kişiler ondan dolayı özür diliyorlar şeklinde bir açıklama yapıyor.Vatan hainliğinden tutun sorosçu olmalarına kadar herşey söyleniyor.Belirli bir düşünce çizgisinin dışına çıkamıyorsun yıllardır.Aykırı fikir söyleyen kişiyi 301 ve benzeri maddelerden yargılıyorsun sümen altı edilen bu konular konuşulmadı tartışılmadı.


Neden şimdi sorusu soruluyor devamlı cevabı basit daha yeni yeni medya çok sesli olmaya başladı internet denilen sanal dünyanın ne kadar etkili bir iletişim aracı olduğu farkına varıldı.


10 sene bilemedin 20 sene daha yüzleşmeni bir şekilde ertelersin ondan sonrası için çok geç kalmış olabilirsin kabul etsende etmesende bir şekilde geçmişinle yüzleşmek zorundasın yapman gereken tarihçilerini ve konuyla alakalı arşivlerdeki gizli belgelerin gün ışığına çıkarmandır.

17 Aralık 2008 Çarşamba

Windows Live Messenger 9


View msn

View Full Album


Msn 9 sürümü yayınlandı bir çok yenilik ile karşımıza çıkıyor.Bu yeniliklerin en başında messenger’ın görünüm olarak değişikliklerin olması baya güzel msn’deki durumunuza göre avatarınızın etrafında o an ki durumunuz ile ilgili renk çerçeveyi kaplıyor.Uygun olduğunuzda yeşil meşgulseniz kırmızı dışardaysanız turuncu ve kapalıyken gri renk tonunda gözüküyorsunuz.Kişileri gruplama daha önce vardı ama şimdi favoriler diye yeni bir kategori yapabiliyorsunuz listenizin en başında o kişiler olmuş oluyor.



Konuşma penceresinde davet et,engelleme gibi bazı kısa yollar eklenmiş ayrıyetten konuşma penceresi dinamik bir yapı halini almış avatar boyutunu değiştirebiliryoruz dinamik avatarlar ekleyebiliyoruz hatta en güzel yeniliklerinden birisi  4 saniyelik kamera görüntünüzü avatar olarak kullanabiliyorsunuz.


View msn ayarlar
View Full Album


Ayrıca msn’de ses dosyaları ekleyebiliyorsunuz.Msn’ye yeni giren birini veya titreşim göndermek yerine eklemiş olduğunuz müzik ile bildirim sağlanabiliyor.

Windows Live Messenger’ı live sitesinden indirebilirsiniz.Messenger live ile birlikte aile koruması,windows live writer ve diğer eklentileri ile 175mb gibi bir yer işgal ediyor.Sisteminizin yeterli olup olmadığına buradan bakabilirsiniz

Bu yazıyı windows live writer kullanarak yazdım.

15 Aralık 2008 Pazartesi

Yüzleşme

Yastık Altı Hikayeleri dinler gibi artık medyadan tarih derslerini takip ediyoruz.İlber Ortaylı,Murat Bardakçı gibi popüler olmuş isimlerden birşeyler dinlemek yeni birşeyler duymak istiyoruz ve hikaye dinler gibi dinliyoruz dinleyenlerin de hoşlarına gidiyor.Malum çok zengin bir tarih geçmişimiz olmasına rağmen o geçmişi çok da güzel gizliyoruz.Osmanlı arşivleri ve Cumhuriyet dönemine ait belgelerin gizlenmesi saklanması hatta yakılıp yok edilmesine kadar bir çok olay ve açıklamamevcut bulunuyor.


Uzman tarihçilerin bile belirli bir noktadan sonra tarihi belge ve bilgilere ulaşamadıkları gerçekliği ile karşılaşıyoruz.Zaten milli eğitim müfredatı belli uygulamaları ortada ortaya çıkan sonuçlar da meyvesini vermiş durumda ezberci sistemden dolayı ezberletilen bilgiler bir süre sonra unutuluyor.

Sonra da olaylara şaşırıyoruz veya hikaye gibi dinliyoruz bize öğretilen şeylerin dışında başka olasılıkların olabileceğini kabullenmiyoruz.Ondan sonrada sızlanmaya başlıyoruz tarihimize yeterince önem vermiyoruz öğrenmiyoruz.

Unutulan,öğrenilmeyen yeterli önem verilmeyen tarih bize verilen doğruluğundan yüzde yüz emin olunamayan(Devlet Arşivlerindeki belgeler bilgiler açıklanmadığından dolayı) tarihtir.

Tarihin tozlu sayfalarında arşivlerde çürüyen belgeler bilgiler bir an önce bir şekilde yayınlanmalı geçmişle yüzleşilmeli işte o zaman insanlar birbirini yemeyi bırakabilir.

Yoksa daha çok birbirimizi yemeye devam ederiz.

12 Aralık 2008 Cuma

Secimlere Dogru

Yeterince zaman bulamadığım için yazı ekleyemiyorum bloğuma özensiz yazı da yazmak istemiyorum en az yazı hatası yazmak için de baya bir özen ve zaman gerekiyor.O yüzden yazı ekleyemiyorum yazıları parça parça yazayım diye kayderken yazının önemi bir şekilde azalıyor veya o konu hakkında bir çok yerde yazıldığını görüyorum sonra yazmaktan vazgeçiyorum.

Fırsat bulmuşken ardı ardına yazılarımı yazayım malum seçimler yaklaşıyor partiler hertürlü açılıma gelmeye başladı.Doğru dürüst siyasi partiler kanunu olmadığından dolayı ve hükümet koltuğunu kazanan partilerin hiç birşekilde değiştirmek istemedikleri bir yapı yüzünden devlet kurumları padişahlık gibi yönetiliyor.Seçim zamanı gelince belediye başkanı veya milletvekili adayını tanıyorsunuz saçma sapan bir sistem üzerine kurulmuş durumda o yüzdendir ki bir belediye başkanı 20 sene belediye başkanlığı işine soyunuyor.


Ekonomik kriz sayesinde bir arayış sonucu tek başına iktidar olan AKP hükümeti dünyayı kasıp kavuran ekonomik kriz ile belediye seçimlerinde koltuğu bir başkasına devredebilir.Ekonomik kriz Türkiye'de çok daha fazla etkisini gösterirse AKP için herşey altüst olur.Ekonomik krizden sonra AKP nin devletçi bir yapıya bürünmesi yaşanan insan hakları ihlalleri ve diğer yaşananlar ekonomik krizin etkisi kadra bir oy kaybı yaratmaz.


Onun dışında zaten siyasi tablo belli AKP ve diğerleri şeklin de oluşmuş durumda siyasi pasta. Kürtler ya AKP ya da DTP ye oy verecekler onun dışında oy kullanabilecekleri bir parti gözükmüyor veya diğer partiler o yönde bir adım atmamış durumda diğer partiler kürtler ile ilgili politik açılımlarını bir şekilde açık ve net bir şekil de duyurmaları gerekiyor.


AKP Alevi vatandaşları için bir açılım yapıyor bir adım ileri atıp iki adım geri atıyor kaybedeceği oyları Alevi vatandaşlardan geri kazanmak istiyor.Son zamanlardaki milliyetçi ve devletçi politikaları ile MHP nin seçmenlerinden de oy alabilir

Zaten seçmen tabanında dindar kesim olduğundan dolayı bu seçmen kitlesinden ekonomik krizden dolayı oy kaybı yaşar.

Diğer partilerin başarılı olabilmesi için öncelikle kitle partisi olması gerekiyor.Ön planda olan üç partiye bakarsak CHP,MHP,DTP bunlardan hangisi kitle partisi Türkiyede yaşayan tüm kesimi temsil ediyor? DP,SP,DSP bu üç parti kitle partisi olabilir mi?

Siyasi partilerin durumları ortada sorunlar belli yapılacaklar belli adım atmaya cesareti olan varsa atar.Yoksa mızmız bir çocuk gibi onlarda kömür dağıtıyor oyları topluyor argümanı çocukça bir oyalanmadır sadece

Arayış


Türkiye'de ki insanların arayışı nasıl bir arayıştır ki her zaman bir kıyaslama bir keşke diyerek hayıflanma yaşayıp duruyoruz.Siyasetinden eğitimine yaşam biçiminden davranış biçimlerine devamlı bir arayış söz konusu ve bu arayışları hayatı laylay lom yaşamayan gündemi takip eden kişiler devamlı bunları okuyor,duyuyor görüyor.


En son olan olay herkesin bildiği bir haftadır süren Yunanistan'da ki 15-16 yaşlarında ki bir gencin polis kurşunu ile öldürülmesi sonucu gelişen olaylar.Gösteriler yürüyüşler çatışmalar kısaca halkın çok büyük bir tepkisi ile karşılaştı Yunanistan hükümeti özür diledi olmadı bakan istifa etmeye kalkıştı olmadı sorumlu polisler görevden alındı hiç birşey bu olayları yatıştırmaya yetmedi yetmiyor.


Yunanistan da ki olaylardan sonra bizim medyamız da bir karşılaştırma yapmaya başladı orada ki halk devletinden hesap soruyor devletin görevi vatandaşını korumakla ve suç işlemeye karşı caydırıcı olmasını vatandaşını hiç bir şekilde öldüremeyeceğini açık bir dil ile söylüyor.Bizim halkımız söyleyemiyor söylese bile orantılı güç ile karşıya kalıyor.Orada bir kişinin ölümü üzerine binlerce kişi gösteri yapıyor hesap sorulmasını istiyor ülkemiz de ne yazık ki artık olaylar istatistik hesabına dönmüş durumda ve bu yüzdendir ki oradaki olaylara gözleri parıldayarak bakıyorlar.


Belki bir gün bizim ülkemizde de hesap sorulabilinir suçu olanlar aklanmaz davaların üstü örtülmez diye bir umut besliyorlar.Umut varmı bilmiyorum ama insanlarda bir arayışın olduğu kesin...

Related Posts with Thumbnails
 
Go To Top